BMW 420i Coupe İncelemesi

BMW’nin yeni büyük böbrek tasarımının en çok dikkat çeken modeli olan 4 serisi, bugün testimizin konuğu. Bu büyük böbreklerin arkasındaki motor, tasarım, ve yol tutuş hakkında sizlerle deneyimlerimi paylaşacağım. İşte karşınızda G22 kasa kodlu BMW 420i Coupe!

BMW denilince akıllara hemen sportiflik, güç ve tasarım gelmekte. Ülkemizde en çok sevilen markalardan biri olan BMW yeni tasarımında büyük böbreklere geçtiğinde çok fazla eleştiri almıştı. Bu büyük böbrek eleştirilerinin en büyük hedefi ise 4 serisi olmuştu. Bugün bu eleştrilerin hedefi olan 4 serisinin tabularını biraz yıkmayı hedefliyorum sizlerle birlikte testimize devam edelim.

Büyük böbrek tasarımının en çok eleştiri alan modeli!

Dış Tasarım:

Fotoğraflarda ve fuarlarda gördüğümüzde karşı çıktığımız ön böbrekler, canlı olarak gördüğümüzde resmen otomobili olduğundan daha güçlü ve performanslı gösteriyor. Yollarda çok fazla dikkat çekiyor ve merak uyandırıyor. Yollarda otomobili gören kesinlikle tekrar kafasını çevirip bakıyor. Bu durum böyle sportif ve premium bir otomobil için iyi olarak karşılanabilir diye düşünüyorum. Böbreklerden gözümüzü alabilirsek ön far grubu içindeki bu BMW lazer LED farlar aydınlatma olarak çok başarılı olduğu gibi tasarım olarakta otomobilin agresif ve sportifliğine ayak uydurmayı başarabilmiş. Böbrek etrafında kullanılan krom sayesinde ön tarafta çift renk uyumu sağlanmış. Yan tarafa geçtiğimizde coupe kasadan kaynaklı olan uzun çamurluklar ve oval form otomobilin daha sportif bir görünüm yakalamasını sağlamış. Test ettiğimiz aracın rengi gerçekten muazzam, Sanremo yeşili olarak adlandırılan bu renk ışık altında gerçekten gözlere hitap etmeyi başarıyor ve aracın bu sportif havasına birazda ağırbaşlılık eklemiş diyebiliriz. Jantlara geçtiğimizde otomobilin üzerinde 19 inç büyüklüğündeki jant takımı görünüm ve renk uyumu olarak tam not alsada konu konfora geldiğinde otomobili biraz geri çekiyor diyebiliriz. Arka tarafa geçtiğimizde çoğu kullanıcının da kesinlikle beğendiği arka LED stoplar otomobilin gece kendine bir kimlik oluşturmasına yardımcı oluyor. Arka difüzör otomobilin sportifliğine çok sade kalmış olsa da çift çıkışlı egzos kafaları ve tampon yanlarındaki hava kanalları otomobilin arkasını biraz toplamış. Tamamen açıldığında tavan içine gizlenen sunroof ise otomobilin yakaladığı formunun bozulmamasına yardımcı olmuş.

İç Tasarım:

Otomobilin kapısını açtığımızda bizi karşılayan taba rengindeki koltuklar, aracın rengi ile muhteşem bir uyum sağlamış durumda. Bu taba rengi deri koltuklar otomobilin sportif algısı yanında premium algısınıda getirmekte. Coupe otomobillerde arka koltuklara iniş ve biniş her zaman zahmetli bir hal alıyor fakat bu tarz premium otomobillerde otomatik ileri geri hareket eden koltuk sayesinde bu durumun zahmeti biraz azalmış durumda diyebiliriz. Formu yüzünden arka koltuklarda seyahat etmek zor ve yorucu olsada diz mesafesi olarak gayet yeterli bir alan sunuyor, bunun sebebi koltuğun tipi sayesinde ortaya çıkan oturma pozisyonu fakat baş mesafesi olarak çok yeterli değil. Dediğimiz gibi bu bir Coupe otomobil kısa süreli yolculuklar için gayet yeterli fakat uzun süreli yolculuklarda mola verilmesi gerekecektir. M koltuklar, arka taraftaki ufak cam, siyah tavan, dar alan sizi biraz sıkışık hissettirdiğini de söylemeden geçmeyelim. Arka tarafta standart olarak 3. bölge klima bulunuyor bu gerçekten önemli ve güzel bir detay.

Ön tarafa geçtiğimizde 3 serisi ile aynı kokpiti paylaşıyor diyebiliriz. Direksiyona oturduğumuzda kalın direksiyon simidi ele tam anlamıyla otururken, kontrolün sizde olduğunu hissettirerek sportif sürüşe katkı sağlıyor. Direksiyonun hemen arkasındaki BMW live cockpit professionel gösterge tablosu bizi karşılıyor, kesinlikle kusursuz FPS değerlerinde ve anlık tepkimelere sahip olan gösterge gayet başarılı. Göreceli olarak tek eleştiri noktası ise ters devir göstergesi olabilir. Eco Pro, Confort, Sport’ a göre kadran renkleri ve devir saati değişim gösteriyor. Multimedya ekranına geçtiğimizde el hareketleri ile kontrol edilebilen bu multimedya artık yeni model tüm BMW’lerde karşımıza çıkıyor diyebiliriz. Her zaman söylediğimiz gibi ilk başlarda çok garip duran ve kontrolü gerçekten zor duran bu el ile kontrol edilen multimedya bir süre sonra alışılıyor ve gerçekten kullanışlı olduğunu hissettiriyor. Bagaja geçtiğimizde 440 Litrelik bagaj gayet yeterli ve kullanışlı özellikler sağ ve sol taraflara yapılan taban altına doğru yükleme yerleri gayet iyi düşünülmüş. Arka koltukların kol dayamasından da bagaja geçiş mümkün premium otomobillerde kayak ekipmanları için bu tarz geçişleri çokca görüyoruz.

Motor, Performans ve Sürüş dinamikleri:

1.6 Litrelik 170 Beygir 250 Nm tork değerine sahip olan yeni 4 serisi tasarım, iç kabin ve teknoloji olarak sportifliği çok güzel temsil etse de konu konu performansa geldiğinde maalesef sınıfta kalıyor. 1.6 Litrelik motor 1605 Kilogramlık ağırlığı sehir içi ve normal süratlerde giderken taşımakta zorluk çekmesede konu sportiflik ve ani hızlanmalar olduğunda maalesef size istediğiniz gücü vermiyor. Alt devirleri gerçekten çok cansız olan otomobil üst devirlerde istenilen performansa yaklaşabiliyor. Şanzıman ile müthiş uyumlu çalışan otomobil İstanbul’da bizim test ettiğimiz süre boyunca 7.8 Litrelik bir veri yakaladı, bu veri bence küçük hacim büyük agırlık ve sportif, trafik kullanımına göre gayet normal bir seviye. Şanzıman sayesinde müthiş geçişler yakalayan otomobil hızlanması yavaş olsa da hissiyatı sayesinde sürücüye istediğini sağlayabilir. Fakat bu kadar sportif görünümün altında böyle bir motor olması biraz tüketiciyi üzüyor ama burdaki en büyük neden tabii ki fiyatlar ve vergiler. Yol tutuşu olarak muazzam bir direksiyon netliği ve rayda gider hissiyatı veren otomobil konu normal sürüş olduğunda ise sizi yoruyor. Aşırı derecede sert olan otomobil sportif, agresif sürüşlerde istediğinizi size verirken maalesef konfor istediğinizde size karşılık veremiyor. Aşırı derecede sert olan otomobil biraz sizi rahatsız hissettirebilir. Konu frene geldiğinde ise sportifliğe yakışmış bir fren değil diyorum. Bastıkça daha çok basman gereken tarzda olan fren hissiyat olarak eksi almış durumda. Şehir içi kullanımlarda ise motor şanzıman ikilisi mükemmel çalışması ile sizi tatmin edecektir.

Teknik detaylar:

  • Model: BMW 420i Coupe
  • Motor Tipi: Benzinli
  • Motor Hacmi: 1597 cc 1.6 Litre
  • Silindir Sayısı: 4 silindir
  • Beygir Gücü: 170HP @5.000- 5.500 rpm
  • Tork Gücü: 250 Nm @2.000 – @4.400 rpm
  • Depo Kapasitesi: 59 Litre
  • 0-100: 8.2 saniye
  • Maksimum Hız: 230 Km/s
  • Ortalama Yakıt Tüketimi: 7.4 Litre
  • Uzunluk: 4768 mm
  • Genişlik: 1852 mm
  • Yükseklik: 1383 mm
  • Dingil mesafesi: 2851 mm 
  • Ağırlık: 1605 Kilogram
  • Bagaj Hacmi: 440 Litre
  • Lastik Ebat: 225/40 R19 93 Y XL, 225/50 R17 98 Y XL—- 225/50 R17 98 Y XL, 255/35 R19 96 Y XL

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu